<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/1508">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/1508</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34408" />
        <rdf:li rdf:resource="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34407" />
        <rdf:li rdf:resource="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34406" />
        <rdf:li rdf:resource="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34405" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-17T15:11:34Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34408">
    <title>Said Bey'in Şişli'den kızı Fatma Semiramis Kocainan'a gönderdiği mektup</title>
    <link>https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34408</link>
    <description>Title: Said Bey'in Şişli'den kızı Fatma Semiramis Kocainan'a gönderdiği mektup
Description: Mektupta "Şişliden, 24 Teşrin-i Evvel 1927/Semiciğim; Şimdi Müzdan bir paket verdi. İçinde sana gidecek öte beri varmış. Haydar Bey’le gönderecekmiş ama, o daha geciktiğinden posta ile yollamağa karar vermiş. Ben de bugün bu mektubla beraber postaya tevdi' ediyorum. Bir mukavva kutudur. İçindekiler sinema gazeteleri, yapma çiçekler, lavanta, oyuncak mini mini hayvanlar vesairedir. Kutunun kapağının içine Müzdan yazdı. Ablam anlar diyor. Kutuyu Nesrin namına yolladım. Çünki üstünde kimin ismi yazılı ise, postahaneden ihbarname geldiği vakt, o ihbarname ile kendisi postahaneye paket me'muruna gidecek nüfus tezkeresini göstererek Nesrin olduğunu isbat edecek. Paketi ona verecekler. Başkasına vermezler. Sen zahmet etme. Nesrin aşcı başı ile gidib alsın. Aldığınızı bana yazınız. Biz hepimiz 'afiyetteyiz. Siz de cümleniz inşaallah iyisiniz. Hepimizden hepinize selamlar. Baban Sa'id." yazıyor.</description>
    <dc:date>1927-10-24T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34407">
    <title>Said Bey'in Şişli'den kızı Fatma Semiramis Kocainan'a gönderdiği mektup</title>
    <link>https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34407</link>
    <description>Title: Said Bey'in Şişli'den kızı Fatma Semiramis Kocainan'a gönderdiği mektup
Description: Mektupta "Şişli'den, 2 Teşrin-i Evvel 927/Benim tatlı Semiramis'ciğim, iki gözüm evladım; Perşembe akşamı tren başında sizden ayrıldıktan sonra sanki yıllarca beraber bulunmuşum gibi içim fena oldu. Göz yaşlarımı zorla zabt ettim. Bir taraftan karıma ve İstanbul'daki çocuklarıma kavuşmak sevinci, bir tarafdan sizden ayrılmanın verdiği hüzn arasında bir tuhaf hale düşdüm. İyi bir seyahat ederek cuma sabahı bir buçukta Haydarpaşa'ya ve üçte eve vasıl oldum. Kapıyı Bülend açtı. (Büyük baba) diye haykırdı. Yukarıdan hanım, Hakkı, Müzdan duymuşlar. Hepsi palas pandras merdivenden aşağı hücum ettiler. Gören Amerika'dan geliyorum zanneder, bir sarışma, bir öpüşme! Güzel güzel yerleşmişler. Müzdan gelmiş. O gün yorgun olduğumdan soyunub dökündüm. Bir yere çıkardım. Sizin hakkınızda birer birer su'aller soruyorlar. Onlara cevab vermeğle, Ankara'yı anlatmağla meşgul oldum. Hala devam ediyorum. Güzel Ziya'cığım, güzel Semi'ciğim, orada ikinizden de gördüğüm ikrama büyük teşekkürler ederim. Sayenizde pek hoş vakit geçirdim, pek iyi seyahat ettim. Hayri Bey ve torunlarım da bana çok muhabbet gösterdiler. Pekiyi baktılar. Onlara da teşekkürlerimi söyleyiniz. Dün [k…] kalfa amele ile geldi. Yukarıdan diğer eve köprü yapmağa başladılar. Köprü degil, 'adeta güzel bir geçid oldu. Bir günde heman bitti gibi. Sıva yerlerini yapıb kapılarını takmak kaldı. Ondan sonra [k…] kalfa boyacı 'Osman Efendi’ye söyleyib salonun pencerelerine yapılan pancurları boyanacak. Hakkı eski evin sandık odalarına da elektrik koydurmuş. Pek güzel oldu. İnşaallah geldiğiniz vakit […] hatırlar güle güle oturursunuz. Trende benim kompartımanımda üstümdeki yatağa gelen zat meğer bana pek ri'ayeti olan bir tanıdık imiş: Şişli'de Etfal hastahanesi sokağında yeni yapılan apartmanların birinde mukim avukat Hamid Bey. Hem de Galatasaray Lisesi'nde ve Rober Kolej’de hoca imiş. Ben hem kendisiyle hem zevcesiyle görüşmüştüm. Unutmuşum, kendisini tanıttı. İstanbul'a kadar bana çok hoş arkadaşlık etti. İstirahatime hizmet etti. 'adeta baba gibi baktı. Bir da'vet içun Ankara'ya gelmiş, üç gece kalmış imiş. Beni  Tokatlıyan şekerlemeleriyle besledi. Çok iyi bir tesadüf oldu. Şimdi vergilerle falan uğraşıyorum. Şuraya buraya koşuyorum. Yine gideceğim. Onun içun bu kadar yazabiliyorum. Ziya'cığımın, benim muhabbetli evladımın, senin, Güzin’imin, Nesrin’imin, Cemil’imin, Sami Bey’in, Hayri Bey’in gözlerinden öperim. Haydar Bege hürmetimi ve muhabbetimi takdim et. Aşcı başı ve Şefika'ya da selam ederim. Onların on beş gün bana bakmalarına karşı on para bahşiş vermeden birer (Allahısmarladık) ile çıktım. Pek çirkin oldu. Biliyorum, pek müteessir oldum. Fakat ne yapayım... Allah müsaade eder de inşaallah […] takdim ederim. Parası yokdu diye lisan-ı münasible ve münasib bir zamanda anlatmanı rica ederim. Annen çok meşgul oldığından ayrıca mektub yazamadı. Hepsi cümlenizin yanaklarınızdan, gözlerinizden öpüyorlar. Vehbi’ciğim çabuk gelsin, bunalıyoruz. Hepimiz gözlerinizden öperiz. Allah'a emanet olunuz şeker çocuklarım. Sa'id." yazıyor.</description>
    <dc:date>1927-10-02T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34406">
    <title>Said Bey'in Ankara'dan karısı Adviye Hanım'a yazdığı 26 Eylül tarihli mektup</title>
    <link>https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34406</link>
    <description>Title: Said Bey'in Ankara'dan karısı Adviye Hanım'a yazdığı 26 Eylül tarihli mektup
Description: Mektupta "Ankara, Pazartesi, 26 Eylül/Hanım'cığım; Bugün akşamüstü saat sekizde hareket eden trenle gelecektim. Ziya, Semiramis bırakmadılar. Hatırları içun iki üç gice daha kalacağım. Dünki mektubumda: “Geleceğim, başka mektub yazmam” demiştim. Birkaç gün azimetimi te’hir ettiğim içun merak etmeyesin diye bu sabah da bu kağıdı yazdım. Dünki mektubumu postaya vermesi içun aşcı başıya yemekten evvel teslim etmiştim. Gündüz uykusundan sonra saat akşamüstü beş raddelerinde kapının önündeki taraçada Sami Bey’le oturuyordum, daha ötekiler uyuyor idiler. Postacı dört dane mektub getirdi. İkisi senden, ikisi Hakkı'dan. Ah, öyle sevindim, öyle mesud oldum ki.... Tabii uzun uzun okudum. Hem güldüm. Hem ağladım. Ne güzel mektublar! Hakkı'nın mektubunun bir tanesi sekiz sahife! İçinde aman ne mashara laflar yok! Ne mashara laflar! Pek eğlendim. Ziya, Semiramis de akşamüstü [a…] kağıdların hepsini okudular. İkinize de teşekkürler ederim. Eksik olmayın, benim sevgili karıcığım, sevgili oğlum! Dün akşam Vehbi geldi. Saat sekizde beni aldı. Kapriç de akşam ta'am ettirmeğe götürdü. Burada Kapriç iki tane açmış. Biri Beyşehir’de bize yakın. Bahçesi büyük. Elektrikler donanmış. Ankara’nın her tarafından görünüyor. İçerisi de cesim. Gayet güzel caz band var. Dans oluyor. Oraya yayan gidiyoruz. İki gece gittik. Dün akşam beni Vehbi'nin götürdüğü Ankara'da Taş Han’daki Kapriç. Bu yer öğlendeki gibi. Bahçesiz. Gayet büyük ve süslü bir yer. Buranın en iyi ve tabii en pahalı lokantası. Kadın hizmetciler ve musiki var.  Sonra […] giderek birer limonlu dondurma yedik.   Ben on buçukta otobüsle eve geldim. Ziya Semiramis Hayri, Semi[…] uyanıyorlar. Ben on ikiden sonra yattım. Onlar devam ediyorlardı. Sabahleyin 8’de kalktım. Bu kağıdı yazdım. Cümlemiz iyiyiz. Cümlenizin gözlerinizden yanaklarınızdan öperim. Sadiye'ye ve Emine'ye selam. Şimdilik Allah'a emanet olunuz yavrum canımın içi karıcığım. Kocan Sa'id." yazıyor.</description>
    <dc:date>1927-09-26T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34405">
    <title>Said Bey'in 29 Temmuz 1327 Cuma tarihli Büyükada'dan damadı Ziya'ya gönderdiği kartpostal</title>
    <link>https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/34405</link>
    <description>Title: Said Bey'in 29 Temmuz 1327 Cuma tarihli Büyükada'dan damadı Ziya'ya gönderdiği kartpostal
Description: Kartpostalın arkasında "Daire-i Sıhhiye'den. Cumartesi 12 Ağustos. Bu mektubu ve kartları postaya gönderir iken şimdi Lion'dan yolladığın (Salı 27 Ağustos) tarihli mektub ve kartların geldi. Akşama tevzî' edeceğim. Teşekkür, selam. Bunlar Lion'dan ikinci takımdır./Ziya'cığım; İzmir'den, Napoli'den, Marsilya'dan ve Lion'dan gönderdiğin mektub ve kartlar vakit ve zamanıyla geldi. Semiramis her akşam elime bakıyor koynumdan zarf çıkar çıkmaz evin içinde herkesi bir sevinc alıyor. Bizim kağıdları Versay'da Halil Bey'e gönderiyorum. Cümlemiz 'afiyetdeyiz. Hayri Bey ara sıra gelip kalıyor. Valideniz de bu akşam gelecekmiş. [Havalarımız] mutedil gidiyor. Kolera günde yirmi ile otuz arasında devam ediyor. Yirmi kişinin Avrupa'da [d...liğini] etmek ne müşkil iş olduğunu tahmin ediyorum. Allah kuvvet versin. Çok dikkat edin. Kimseye mümkün mertebe gücendirmemeğe çalışmalı. Gözlerinden öperim arslan damatcığım, Said." yazılı.</description>
    <dc:date>1911-08-11T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

